Yazının Word Belgesi Hali


 

Kosova-Balkanlar’da Türk Halk İnançları-1

 

Nevruz, Farsça bir kelime olan Türkçe anlamı yeni gün demektir. Türklerde baharın ilk günü, İranlılarda ise yazın ilk günü Nevruz olarak kabul edilmiştir.(1) Nevruz Araplarda ve İslamiyet’te yoktur. Nevruz Türkler ve İranlılarda vardır.

Nevruz (Sultan-i Nevruz)
Buda bize Nevruzun Turanî olduğunu ve eski Türk gelenekleri arasında bulunduğunu göstermektedir. Türkler İslamiyet’i kabulünden sonra ise Nevruzla ilgili sözde İslami rivayetler ortaya konulmuştur:
-Allah, Dünyayı, gece ile gündüzün eşit olduğu Nevruz’da yaratmıştı.
-İlk insan olan Hz. Âdem ile Havva’yı Nevruz günü arafatta bulunmuştu.
-Hz.Nuh Nevruz günü yere ayak basmıştı.
-Kardeşleri tarafından kuyuya atılan Hz.Yusuf, bir tüccar tarafından Nevruz günü kuyudan kurtarılmıştır.
-Hz.Musa asasıyla Kızıldenizi yararak yandaşlarını kurtardığı gün, Nevruz’du.
-Bir yunus balığı tarafından yutulan Hz.Yunus, Nevruzda karaya ayak basmıştı.
-Allah yıldızları burçlarına Nevruz’da dağıtmıştı. (2)
Nevruz Balkan Türkleri ve Türk Akraba Topluluklarında hala çeşitli şenlikler yapılarak kutlanmaktadır. Tekke ve dergahlarda ainler yapılıp baharın bereketli gelmesi için dualar edilir. Sokaklarda ateşler yakılıp üstünden atlanır. Nevruz Türk Bahar bayramıdır. Nevruz’da ateşler yakılıp, üzerinden atlanır,demirler dövülür. Bu tür adetlerin yapılış kaynağında eski Türk Halk İnançları yatmaktadır. Türkleri Ergenekondan çıkartan dağı eriten demircidir. Demir ve Demircilik Türk Halk İnancında önemli bir yer tutmaktadır.Ateşin yakılması ise Türk Halk inancında Ateş kültü yaygındır ateş temizlenme vasvıdır.
Sarımsak:
Kosova-Balkanlarda, Türk Halk İnançlarında önemli bir yer tutmaktadır.Nazardan,Karabasandan,kötülüklere karşı kullanılan bir koruyucudur. Kosova-Balkan Türkleri ve Türk Akraba Topluluklarında ve sarımsakla ilgili pek çok ayinlerin yapıldığını görebiliriz.
Örneğin :Sünnet olan bir çocuğun yatağının üst kısmına bir sarımsak başı asılır.Bazı yerlerdede soğanla beraber sarımsağında asıldığı görülür. Başka bir örnektede sarımsağın baş kısmının tüylü tarafı kesilip oğlanın veya kızın sağ cebinde taşıttırılmasıdır. 21 Mart Prizren’de Daltulum denen yerde yapılan başka bir ayin sırasında sarımsak kullanılınır,yere yatırılan kız veya erkek çocugun toprağın yattığı kısmında, bir kaya

parçasıyla toprak aşınarak toprakta resmi çizilir ve baş kısmınada bir diş sarımsak ekilir.
Türk Halk İnanışına göre sarımsakta kutsiyet vardır,kokusunun insanoğlunu hertürlü kötülüklerden kötü ruhlardan koruduğuna inanılır. Şamanlar kötü ruhlardan insanları korumak için çeşitli hayvan ve bitkiler kulanmışlardır .Bu inanışın temelinde Türklerin Eski dini olan Şamanizim kalıntılarını görmekteyiz.

Ölüm Adetleri:(Yemek)
Kosova Balkanların birçok yerinde ölü çıkan evde,ölünün yakınları tarafından eşyaları fakirlere dağıtılır.Mezarlık dönüşü ölünün ruhuna yemek verilir.Ölünün yedinci gününde ,kırkıncı gününde,elli ikinci gecesinde,altı ayında,senesinde yakın akraba ve tanıdıklarına yemek verilir,ölü evinin maddi durumu iyi ise ruhuna hediye edilmek üzere Mevlit okutulur. Böyle adetlere Türk Dünyasında rastlayabiliriz, diğer birçok İslam ülkesinde böyle adetler yapılmaz.Bu adetlerin kaynağında ise Eski Türk inançları yatmaktadır. Eski Türk inançlarında ise “yog aşı” veya “ölü aşı” denilen tören ve ayin doğrudan doğruya ölüyü doyurmak ve memnun etmek için yapılırmış. Orta Asya’da bugün bile bu yog ayininde ölüye “ye-iç bize ve hayvanlarımıza dokunma!” diye hitap ederler ve ölünün bu törende hazır bulunduğuna inanırlar. Kosova Balkan Türkleri ve Türk Akraba Toplulukları arasında eski Türk inançlarının izlerini hala görebilmekteyiz.

Nal:
Kosova-Balkan Türkleri ve Türk Akraba Toplulukları arasında Nal’la ilgili Türk Halk İnancı hala yaşatılmaktadır.Nal kutsal sayılır,kötü ruhları,göz değmesini,uğursuzlukları defedebileceği inancı yaygındır.Bu sebeplerden dolayıdır ki Nal’a Kosova Balkanlarda taşıt araclarında,ahır,ev,dükkan girişlerinde rastlayabiliriz.Hatta bebek beşiklerinde ve bebeklerin omuzlarında yahutta boyunlarına süs olarak altından yapılmış küçük nallara rastlayabiliriz.
Ocağın Kutsallığı ve Günümüzde Kosova Türklerinde Ocak

Ocak kelime anlamıyla bugün Kosova Türklerince ve çoğu Türk Topluluklarının (Oğuz gurubunun Türkçesinde) iki anlam taşımaktadır: Birinci anlamı bildiğimiz Ocak ateşin yakıldığı yer.İkinci anlamı ise Ailenin, soyun, sopun sürdürülmesi simgesi adı Ocaktır! Kosova Türkleri arasında ocak kutsaldır, bugün bile ocakla ilgili beduaları dualar yapılmaktadır.
Örneğin: Biri,bir başkasına bir kötülük ettiyse,başına bir bela açtıysa muhakkak beddua almaktadır: Ocagın sünsün…Ocagsız kalasın…Soyon Sopon Ocagın kurusun… gibi bedduaların yapıldığı duyulur.Balkan coğrafyasında Türklerin sıkça başına geldiği katliam sürgünlerde,en son Bosna,Kosova facialarıylada birçok Türk ailesini kaybetmiş ihtiyarlar çocuklar tek başına kalmışlardır.Bu sebeplerden dolayıda acıma ifadesi olarakta :Vay anam Allah yardımcısi olson ocaksız kaldılar zavalelem.(3)
Dualarda ise: Ocagın sürsün çolok çocoga kaynayasın... gibi dular edilir.
Eski Türk inanışında da ocak kutsaldır. Ailenin, soyun, sopun sürdürülmesine simge sayılır. Sürekli yanan ocak zaman denilen düşmana, ömür törpüsüne karşı bir uyarı işaretidir. (4)
Türkiye Türkçesinde Soba ısıtıcıdır,Ocak ise yemeğin pişirildiği araçtır. Kosova Türklerinde ise soba yerine ise kullandıkları ad genellikle Pampur,Şporet adı kullanılmaktadır,bu adlar tek anlamdadır hem ısıtıcı hemde yemeğin pişirildiği araca iki adında kulanıldığını görürüz.Ocak ise Kosova Türklerince dumanın çıktığı yere denir Türkiye Türkçesinde ise (Bacadır).Ocak ve Ateş kutsaldır ocağın her yıl bakımı yaptırılır.Bir çocuğa nazar göz değdiğinde evin en ihtiyarı hayattaysa veyahutta üfürükçü bir hoca tarafından duası yapılır,dua bittikten sonra parmak uclarına biraz tuz alınır ve tuz çocuğun başından üçkere çevrildikten sonra ateşin üstüne tuz atılıp ayin tamamlanmış olur.Bu ayin sırasında gerçekleşen olayın hiç islamla alakası yoktur bu Orta-Asya Şamanizminden kalma bir Türk halk inancıdır.
Verediğimiz Örnek Türkiye’deki bir cem töreniyle(3) ilgilidir:
Bütün odunlar yanmış, kor haline gelmiş ateşin önünde “Alime Ana” durarak Gülbank’a başlar: “Allah’ım!.. Onar Dede’nin yüzü suyu hürmetine, yaktığımız ateşin hakki için; Cem-i Cemaate katılan sofu ve bacıları zor durumda bırakma. Bütün çoluğumuza-çocuğumuza hayırlı kısmetler ihsan eyle, iyi günlerde. Malımızı, davarımızı kurtlardan kuşlardan koru. Uğruların ağzı dili kitlensin. Zor günümüzde Hızır-Ali yete-yerişe !.. Hüüüü...” Diyerek duasını bitirir. Sonra, ateşin üstüne biraz “çırağban yağı”ndan, bir çimdik tuz ve üzerlik otu atarak tütsüler. “Kirvem”de olan Ocak Alime Ana; bu atalarımızdan gelen bir gelenektir, diyordu. Bu yapılan “Ateş duası” Orta-Asya Türk şamanının ya da Zerdüşt rahibenin avsunlama töreninden başka bir şey değildi. (5)
Kosova Türkleri arasında yapılan çeşitli sözde İslami dualar ayinler birçoğunda eski Türk Halk İnancının farkında olmadan yaşatıklarını görmekteyiz. İslamın içinde sanki İslamın birparçasıymış gibi eski Türk Halk İnançları içinde yaşamaktadır.
Kosova Prizren Türklerinin de ve Gagavuzlarda da Ortak Diş İnancı

Yeni doğan bir çocuğun ilk dişinin çıkması, ailesine bayram sevinci yaşatır ve çocuğun diş pilavı pişirilip başının üstünde bir tabak pilav tutularak iki üç kaşık pilav yenilir. Konukomşu çocukları dişi çıkmış olan çocuğun evine çağrıltılır, hızlı bir şekilde pilav yedirilirki hızlı yenen pilav gibi hızlı bir biçimde çocuğun dişleri çıksın diye.
Çocuğun ilk süt dişini bulan her kim olursa olsun, hediye vermeye mecburdur. Bu adete görede çocuğun ilk süt dişi düştüğünde diş ekmeğe sarılır ve evin çatısına atılır ve şu tekerleme söylenir:
’’Karga karga, çeremitlıge attım çürük dişi, çocogoma çetır altın dişi’’ (6)
Kosova Türklerinde yapılan bu diş adetinin bir benzerinide Gagauz (Gökoğuz) Türklerindede birebir aynı adetin yapıldığınıda görmekteyiz,Gagauzlarda çocuğun ilk dişini gören kişide Kosova Türklerinde olduğu gibi Gagauzlardada hediye almaya mecburdur. Hediye alan çocuğun dişleri iğne gibi sivri olur. Bu geleneğe göre çocuk süt dişini düşürdüğü zaman diş ekmeğe batırılarak meydana bırakılır ve şu tekerleme söylenir:
’’ Garga garga na sana kemik diş, ver bana demir diş’’ (7) Biz Türkler İslamiyeti veyahut Hrıstiyanlığı yada herhangi bir başka dinin mensupları olsakta özümüzdeki milli kültürün adetlerin aradan binlerce yıl geçse bile içinde mensubu olduğumuz dinlerle beraber yaşamaktadır
Kaynakça:
(1) Harun Güngör, ’’ Önasya Kültürlerinde Yeniden Doğuş ve Türklerde Nevruz’’
(2) Prof.Dr. Abdulhaluk M. Çay ’’ Türk Ergenekon Bayramı Nevruz Ankara-1999
(3)Zavalelem- Kosova Türkçesi=Türkiye Türkçesi karşılığı Zavallı: 1.Acınacak kötü durumda mutsuz, 2.Gücü bir şeye yetemeyen aciz. Türkçe Sözlük /Türk Dil Kurumu yay.Ankara 2005
(4 )www.cemvakfi.com
(5) www.cemvakfi.com -Türk-Alevi-Bektaşilerin yaptıkları Dini Törenlerine Cem denir.


(6) Taner Kotle Priştine Üniversitesi-Türk Dili ve Edebiyatı Öğrencisi,Kaynak kişi: Fatime Kotle-Prizren Türkü yaş 58. Kosova 2009.


(7)Wlodzimierz Zajaczkowski, ’’ Przyezbki do etnografii Gagauzov’’ , Rocznik Orientalistyczny, C . XX. Warszawa, 1956, s. 359